Aylık arşivler: Şubat 2016

2016 RS:X Dünya Şampiyonası İsrail’ de yapıldı

2016 RSX worldsbanner

2016 RS:X Dünya Şampiyonası 20 – 27 Şubat tarihleri arasında Eilat, İsrail‘ de gerçekleşti. Erkekler kategorisinde 81, Kadınlar Kategorisinde 58 rüzgarsörfü sporcusu Madalya Yarışı dahil toplam yedi yarışta mücadele etti. Her iki kategoride Polonyalı sporcular dünya şampiyonu oldular. Kadınlarda Malgorzata Bialecka (POL) ve Erkeklerde Piotr Myszka (POL) altın madalya kazandılar.

2016 RSX Worlds Men

Milli Takım sporcularımız; 81 erkek sporcu arasında Gümüş Grupta Onur Cavit Biriz 66. (U21 de 32 sporcu arasında Gümüş Grupta 23.), Pamir Saçkan (TBK) 77. ve 58 kadın sporcu arasında Gümüş Grupta Dilara Uralp (Çeşmealtı) 52. oldular.

2016 RSX Worlds DUralp

Erkekler Sonuçlar     Kadınlar Sonuçlar     Erkekler U21 Sonuçlar  

29/02/2016 – 10.50                                                   Photo: ©Tiit Aunaste

Reklamlar

2016 470 Dünya Şampiyonası Arjantin’ de sona erdi

logo 470 worlds 2016470 Dünya Şampiyonası 2016 20 – 27 Şubat tarihleri arasında San Isidro, Arjantin’ de gerçekleşti. Erkeklerde 42 ekip 10 yarış ve Kadınlarda 39 ekip 9 yarış sonrası yapılan Madalya yarışları ile şampiyonlar belli oldu. Kadınlarda Camille Lecointre / Helene Defrance (FRA) ve Erkeklerde Sime Fantela / Igor Marenic (CRO) altın madalya kazandılar.

2016 470 World Championship.  20-27 February.  San Isidro, Argentina. Photo © Matias Capizzano

2016 470 World Championship. 20-27 February. San Isidro, Argentina. Photo © Matias Capizzano

470 Kadınlar – Final İlk 10
1. Camille Lecointre/Helene Defrance (FRA 9)
2. Jo Aleh/Polly Powrie (NZL 75)
3. Lara Vadlau/Jolanta Ogar (AUT 431)
4. Fernanda Oliveira/Ana Luiza Barbachan (BRA 177)
5. Agnieszka/Irmina Orozek (POL11)
6. Anne Haeger/Briana Provancha (USA 1712)
7. Xiaoli Wang/Lizhu Huang (CHN 1221)
8. Sydney Bolger/Carly Shevitz (USA 88)
9. Afrodite Zegers-Kyranakou/Anneloes Van Veen (NED 216)
10. Bàrbara Cornudella Ravetllat/Sara López Ravetllat (ESP 14)

470 Erkekler – Final İlk 10
1. Sime Fantela/Igor Marenic (CRO 83)
2. Paul Snow-Hansen/Daniel Willcox (NZL 2)
3. Mathew Belcher/William Ryan (AUS 11)
4. Sofian Bouvet/Jérémie Mion (FRA 27)
5. Luke Patience/Chris Grube (GBR 868)
6. Gabrio Zandona/Andrea Trani (ITA 2)
7. Ferdinand Gerz/Oliver Szynmanski (GER10)
8. Panagiotis Mantis/Pavlos Kagialis (GRE 1)
9. Anton Dahlberg/Fredrik Bergström (SWE 349)
10. Onán Barreiros Rodríguez/Juan Curbelo Cabrera (ESP 9)

Tüm sonuçlar için tıklayın     Tüm görseller için tıklayın

470 worlds 2016 Cinars

Daha önce Rio 2016 vizesi alan olimpik Deniz Çınar – Ateş Çınar (GS) kardeşler 42 ekip arasında 31. oldular. 470 worlds 2016 KaynakciBeste Kaynakçı – Simay Aslan (İYK) 39 ekip arasında 39. oldular.

Deniz Çınar’ ın Facebook mesajı: 

“Herkese merhaba!

Dünya Şampiyonasını çok zor koşullarda 10 yarış yaparak tamamladık. Bu yarış için çok motive olsak ta işler istediğimiz gibi gitmedi , UFD, kırılan malzemeler ve birkaç büyük hata bizi hedeflediğimiz dereceden oldukça uzaklaştırdı. Şimdi bu yarışı geride bırakarak önümüzdeki bir diğer önemli yarışa odaklanacağız, Palma de Mallorca’da yapılacak olan Avrupa Şampiyonası. Pazartesi eve dönüyoruz antremanlarımıza 3 hafta İstanbulda devam edeceğiz. Bizi destekleyen herkese tekrar çok teşekkürler!”

28/02/2016 – 11.50                                         Photo ©Matias Capizzano

Guinness rekorlar kitabında artık 4 rekorlu bir Türk var

Cem Gürdeniz Odatv’ye yazdı: Guinness rekorlar kitabında artık 4 rekorlu bir Türk var

6 Şubat 2016 günü Okyanus kürekçisi Erden Eruç, Londra’da bulunan Guinness Rekorlar merkezinde, editörün elinden dört ayrı rekor  sertifikasını aldı. Kendisi ile ayrıca  bir de röportaj yapıldı. Bu röportaj Facebook üzerinden naklen paylaşıldı ve ilk bir saatte 19,000 izlenme sağlandı.

Eruç, 2004-2012 yılları arasında değişik zaman dilimlerinde, kürek çekerek gerçekleştirdiği Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusları geçişleri ile sadece Türk denizcilik tarihine değil, bir okyanus kürekçisi olarak dünya denizcilik tarihine geçmiştir. 1996 yılında Vladivostok’dan Kaliforniya’ya kürek çekerken denizde kaybolan İngiliz Peter Bird, 937 günle kariyer toplamında hala birinci konumunu korumakla birlikte, gün ve mesafe toplamları itibariyle dünyada bugün hayatta olan en tecrübeli okyanus kürekçisi Erden Eruç ‘tur.

2009 Guinness Rekorlar Kitabı, Erden Eruç için 312 gün ile “denizde en uzun süre kalan yalnız kürekçi”; 
2012 Guinness Rekorlar Kitabı “üç okyanusu küreklemiş ilk kişi”; 2014 Guinness Rekorlar Kitabı, “kendi kas gücüyle solo devrialemi başarmış ilk kişi” rekorunu yayınlamıştı.

6 Şubat 2016’da  kendisine verilen dördüncü sertifika, merkezi Londra’da bulunan Okyanus Kürekçileri Derneğine göre 26 bin deniz mili (Eruç’unkendi kayıtlarına göre 29 bin deniz mili civarında) ile “kariyerinde toplam en uzun mesafeyi kat etmiş okyanus kürekçisi” rekoruna ait.

Erden Eruç ayrıca dünyaca itibar sahibi New York Explorers Club tarafından 2010 Vancouver Ödülü ve 2013 Liyakat Ödülünü aldı.

Bugüne kadar hayatının 876 gününü dünya okyanuslarında kürek çekerek geçirmiş olan Eruç, eğer sponsor bulabilirse Nisan ayının ikinci yarısında Peter Bird’ün rekorunu kırmaya hazırlanıyor. Böylece sadece toplam mesafede değil, toplam gün sayısında da birinci konuma yükselecek, çok geçmeden dünya tarihinde okyanusta 1.000 günü aşmış ilk kürekçi Eruç olabilecek. Ama bulamıyor. Kendisi geçen sene Çanakkale savaşlarının 100’üncü yıldönümü anısına New York’tan Çanakkale’ye doğru denize açılmak üzere plan yaparken dahi sponsorluk bulunamamıştı.

Ne acıdır ki, 2016’nın Türkiye’sinde bir Türk’ün bu muhteşem başarısı medyada haber olamıyor. Popüler spor kültürünün en büyük temsilcisi futbolda ithal futbolculara milyonlarca dolar paralar akıtılırken, bu dünya çapındaki gurur abidemize sponsor arayışında kapılar açılamıyor. Zira sadece devlet değil, halkımız ve bugünün seçkinlerini oluşturan iş dünyası da –çok az istisna hariç-deniz ve denizcilik kültürüne çok uzak.

Bu durum beni şaşırtıyor mu? Hayır. Şaşırtmıyor. Cumhuriyetin ilk amatör denizcisi Mustafa İhsan Denizaşan’ın 1932 ile 1936 yılları arasında tek başına 5 metrelik bir yelkenli sandal ile yaptığı Akdeniz ve Atlantik seyri de onu gazete manşetlerine taşımamıştı. Değil sponsor bulmak, teknesini bile kendi mütevazi birikimi ile galvaniz çubuklar ve brandadan yapmıştı. Aradan geçen 80 yılda kimse onun hatıratını kitaplaştırmadı. Yaşadığı ve 500’e yakın fotoğraf ile belgelediği maceralar, tehlikeler ve hatıralar kamuoyuna aktarılamadı. 1930’ların yokluk ve zorlukları altında başarılan 14 bin millik seyir efsaneleştirilemedi. Denizaşan, gelecek nesilleri açık denize çekecek örnek bir amatör denizci rolünde halka anlatılamadı ve öğretilemedi. Deniz Kuvvetlerinin Taşkızak Tersanesinde ambar ve daha sonra teslim/tesellüm memuru olarak çalışan ve 1962 yılında emekli olan bu direniş ve dayanıklılık simgesi denizciden Deniz Kuvvetleri bile yararlanamadı. Deniz Harp Okulunda bir konferansa bile davet edilmedi. Taşkızak Tersanesinde komutanlık yapan amirallerden hiç biri emirlerinde çalışan bu değerli denizcinin tecrübe birikimini ortaya çıkarmadı.

Bugünün Erden Eruç’u gibi Mustafa İhsan Denizaşan da, aslında insanlığı ilerlemeye ve yeniliklere iten ana güdünün sahibiydi. Bu güdü maceracılık –adventurism- dir. Bu kelime maalesef Türk kültüründe Anglo Sakson kültüründen çok daha farklı değerlendirilir. Yerici “maceraperest” ifadesi, –macerasever- veya –maceracı- sıfatlarına nazaran daha kolay dilimizden dökülür. Aslında ufkun ötesine gitmeyi, dağların yamaçlarını aşmayı, zirvelere erişmeyi, yenilik aramayı, daha iyiye erişmek için bilgiye, tecrübeye, akla ve dayanma gücüne bağlı şekilde meydan okumayı içeren maceracılık olmasa acaba insanlık bir adım ilerler miydi? Kristof Kolomb, Vasco da Gama, Macellan, James Cook, Darwin, Scott, Shackleton, Amundsen aslında birer maceracı değiller miydi? Aya ayak basmak tam anlamı ile bir macera değil miydi? Ya Mars’a insanlı uçuş planlamak nedir?

Havacılık 20’nci yüzyıl başında ABD ve Avrupa’da ortaya çıktığında Fransa’da Küçük Prens’in ünlü yazarı Saint Exupery Kuzey Afrika’nın Sahra Çölünü tek başına uçarak geçen bir pilot olarak, Fransa’nın yıllardır beklediği maceracı rol modelini oluşturmuştu. Fransızlar, denizler hakimi İngiltere karşısında 1805 yılında kaybedilen Trafalgar deniz savaşı sonrası açık denizlerden çekilmişlerdi. Ancak Exupery’nin sahra geçişi Fransız halkına büyük moral vermiş ve Fransız maceracılığı özellikle İkinci Dünya savaşından sonra patlamıştı. Antarktika’da bilim üssü kurmaktan, Kaptan Cousteau’nun denizler altını scuba sistemini icat ederek keşfetmesi işte bu maceracılığın devamıydı. Daha sonra Fransızlar okyanus maceracılığını da İngilizlerden geri aldılar. Bernard Mautissier ve Tabarly gibi olağanüstü yetenekte iki okyanus yelkencisi ile yelken tarihinde bilinen tüm rekorları alt üst ettiler.

Bugün de Fransızların sahip olduğu Vendee Globe isimli Güney Okyanusu yarışında Fransa’nın tahtını kimse zorlayamıyor. Peki nedir bu macera tutkusu? Neden bizden maceracı çıkmıyor? Neden çıkanları unutuyor veya önemsemiyoruz? Exupery ‘ben tehlikenin içinde bir savaşçıydım’’ diyor. Bu tip insanlar yani tehlikeli aktivite peşinde koşan ve bunu kendi isteği ile yapan insanlarda, insanı baştan çıkaran adrenalin bağımlılığı söz konusu. Ancak mutluluk hormonu olan dopamin de önemli. Kimi insanda dopamin ancak macerada ortaya çıkıyor. Bernard Mautissier, onun ilham kaynağı Saint Exupery gibi hayatını ancak tehlikede iken yasayanlardan. Büyük Sahrayı ilk kez geçerken normalde çaresizlik içinde ne yapacağını bilemediği anlarda bile zevkin doruğuna ulaşmış görünüyor, kendini yoğun bir mutluluk içinde hissediyordu. 1968 yılında Everest’e tırmanmaktan yüzlerce kat daha zor olan, tek başına durmaksızın Güney Okyanusu’nu dolaşan Mautissier, büyük ödülü alacağı OSTAR yarışı sonunda İngiltere’ye dönmekten vaz geçip durmaksızın ikinci kez Pasifik Okyanusu’na devam etmişti.

Andre Gide’in dediği gibi‘’bazı insanlar, kendilerini ancak macera sırasında tanımayı başarabilirler.’’ Mustafa İhsan’ı 1930’ların koşullarında 5 metrelik branda sandal ile ufkun ötesine iten ya da Pasifik’teyken 7.1 metrelik özel kayığında Erden Eruç’a durmaksızın 312 gün kürek çektiren duygu buydu.

Tehlikeli ve zorlu işleri başaran bu tür insanlar, toplumun büyük çoğunluğu gibi heyecan aramayan, macerayı düşleyemeyen, hesaplı risk bile alamayanlar için ilham kaynağı oluyor. Onlar sayesinde kendilerini daha farklı ve daha iyi hissediyorlar. İnsanın dayanma gücünün fiziksel ve duygusal sınırlarını zorlayan ve başaran bu insanlar hepimize ilham veriyor. Belki de kaderin çağrısına yanıt veren ve ölüm olasılığı dahil olmak üzere gerçek ve katıksız tehlikeler ile yüzleşmeye cesaret eden bu kahramanların sunduğu dersler, bizi hayata daha çok bağlıyor ve mücadele yeteneğimizi arttırıyor. Bu tip kahramanların temsil ettiği maceracılığın özellikle batı dünyasının ilerlemesinde ne denli büyük rol oynadığı ortada. Yeni keşifler, yeni buluşlar, yeni kavramlar, yeni teknolojiler, yeni girişimleri başlatan tüm hareketlerin sahipleri sadece doğada değil, bulunduğu her ortamda devrimsel yenilikleri sunabilen insanlar. Denizaşan 1964 yılında yani seyahatinden dönüşünden 28 yıl sonra bir gazeteye verdiği mülakatta şunları söylemişti:

’Türk gençlerine hitap ediyorum. O günden bu yana 32 yıl geçti. Yaptığımla övünmek için söylemiyorum ama, Türk gençlerinin kabuğundan dışarı çıkmak istememeleri beni üzüyor. Doğrusu Avrupalı gençlere bakıyorum, hepsi çeşitli yollardan çeşitli şekillerde memleketlerinin propagandasını yapıyorlar. 61 yaşıma rağmen aynı yerlerde yeniden dolaşmak, bayrağımızı bu ülkelerde yeniden dalgalandırmak istiyorum. Bu düşünce beni kabıma sığdırmıyor. Yanıma bir genç arkadaş alıp yola koyulmak istiyorum. Arzum gençlere rehber olabilmek.’’

Bu mülakattan bir yıl sonra 1965 yılında, Sadun Boro 10 metrelik yelkenli ile elektronik hiç bir seyir yardımcısı olmadan okyanuslara açıldı 1968 yılında başarı ile İstanbul’a döndü. Onu daha sonraki yıllarda 14 kişi takip etti. Erden Eruç ise en zoru başardı. Tek başına tüm okyanusları kas gücü ile geçti. Onun 1000 gün rekorunu kırmasına katkı sağlamak ve Türk insanının denizdeki maceracılığını teşvik etmek bir deniz devleti olan Türkiye’nin denizcileşmesine büyük katkı sağlayacaktır.

Bu yazıyı denizci dizeler ile bitirelim.

Ben yeniden denizlere açılmalıyım,

Denizle gök arasında yapayalnız kalmalıyım,

Yüksek bir gemi ve yol gösteren bir yıldız tek isteğim…

Dümenin gıcırtısı, rüzgarın şarkısı ve beyaz yelkenin sallanışı ile

Suları örten buğuyu ve uzaktan söken şafağı seyretmek bütün zevkim .

Evet ben yeniden denizlere açılmalıyım….

John Masefield (Deniz Tutkusu)

Tümamiral Cem Gürdeniz

Odatv’nin notu:

Okyanus kürekçisi Erden Eruç 6 Şubat günü  Londra’da bulunan Guinness Rekorlar Kitabı merkezinde Editor-In-Chief elinden dört ayrı rekor  sertifikasını aldı.

Eruç, 2004-2012 yıllara arasında değişik zaman dilimlerinde, kürek çekerek gerçekleştirdiği Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusları geçişleri ile sadece Türk denizcilik tarihine değil, okyanus kürekçileri arasında, üç okyanusta 600 günle en uzun kalan ikinci kişi olarak dünya ve Türk denizcilik tarihine geçti.

2009 Guinness Rekorlar Kitabi, 312 gün ile “denizde en uzun sure kalan yalnız kürekçi” rekorunu;

2012 Guinness Rekorlar Kitabı “üç okyanusu küreklemiş ilk kişi”;

2014 Guinness Rekorlar Kitabi, “kendi kas gücüyle solo devriâlemi basarmış ilk kişi” rekorunu yayınladı.

6 Şubat 2016’da  kendisine verilen dördüncü sertifika, merkezi Londra’da bulunan Okyanus Kürekçileri Derneğine göre 26 bin deniz mili, (Eruç kayıtlarına göre 29 bin deniz mili civarında) olan  “kariyerinde toplam en uzun mesafeyi kat etmiş, okyanus kürekçisi” rekoruna ait.

Odatv.com

09/02/2016 – 09.45                             Kaynak: odatv.com

Yarıyıl Kupası Bitez ayakları yapıldı

yeni TYF logoHareketli Salma sınıflarında seçme niteliği de taşıyan ve her yıl olduğu gibi ikinci ulusal buluşma, Rüzgarsörfü sınıflarında 28 Ocak- 02 Şubat ve 420 ve 470 sınıflarında 02 – 07 Şubat 2016 tarihleri arasında Ambrosia Otel ev sahipliği ve Bodrum Belediyesi desteğiyle Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde Bitez – Bodrum / Muğla‘ da “TYF – Yarıyıl Kupası” ile gerçekleşti.

28 Ocak – 02 Şubat haftası kimi zaman rüzgarsızlıktan etkilendi. RS:X (7 sporcu, 6 sı genç) sınıfında 10, RS:ONE (15 sporcu) sınıfında 9, Techno293 U17 (17 sporcu) sınıfında 10, Techno293 U15 (15 sporcu) 10 ve Techno293 U13 (9 sporcu) sınıfında 8 yarış ile toplamda 63 sporcu tek parkurda mücadele etti. Yarış sonuçları  9 ve 10 yarışta iki ve 8 yarışta bir kötü puan atmalı belirlendi.

RS:X GENEL 
1.ÖZGÜR CAN DOĞAN - GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
2.ARDA FAKA - GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
3.EFE EMİR DEMİR - FENERBAHÇE SK YELKEN ŞUBESİ

RS:X GENÇ ERKEKLER 
1.ÖZGÜR CAN DOĞAN - GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
2.ARDA FAKA - GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ

RS:ONE ERKEK 
1.NİKİTA CHETVERNYA - ÇEŞMEALTI YELKEN KULÜBÜ
2.ALİ NECMİ ERENTÜRK - TÜRK BALIKADAMLAR KULÜBÜ
3.MURTAZA BERKAY OKUMUŞ - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ 

RS:ONE KADIN 
1.ELİF DAĞDEVİREN - FENERBAHÇE SK YELKEN ŞUBESİ
2.GÜLCE SEMA KOCA - İÇDAŞ  SPOR KULÜBÜ
TECHNO293 - U17 GENEL 
1.JEREMY BERKE ZALMA - GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
2.BORA ŞEN - FERDİ
3.LUİS GÖKTEPE - ÇEŞMEALTI YELKEN KULÜBÜ

TECHNO293 - U17 KIZLAR 
1.NAİLE LAÇİN FELEK - GALATASAY SK YELKEN ŞUBESİ
2.EDA YAVUZ - A.R.M URLA YELKEN KULÜBÜ
3.SU YAĞMUR ERYAŞAR - GALATASAY SK YELKEN ŞUBESİ

TECHNO293 - U15  GENEL 
1.BORA VURAL - ÇEŞMEALTI YELKEN KULÜBÜ
2.BATUHAN ARSLAN - FERDİ
3.AYŞE ZEYNEP TÜRKOĞLU - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ

TECHNO293 - U15 KIZLAR 
1.AYŞE ZEYNEP TÜRKOĞLU - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ
2.GÜLCE SAYIL - BEYLİKDÜZÜ RÜZGAR SÖRFÜ KULÜBÜ
3.ALİNA LAÇİN - ÇEŞMEALTI YELKEN KULÜBÜ

TECHNO293 - U13 GENEL 
1.MUSTAFA GÖKTUĞ KOÇAKTÜRK - TÜRK BALIKADAMLAR KULÜBÜ
2.KERİM SAHİR GİRİTLİOĞLU - GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
3.DERİN AYSAN - ÇEŞMEALTI YELKEN KULÜBÜ
4.DORA DERİNLER - A.R.M URLA YELKEN KULÜBÜ
5.NEHİR HELVACIOĞLU - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ

TECHNO293 - U13 KIZLAR 
1.NEHİR HELVACIOĞLU - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ
2.MERVE VATAN - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ
3.SEZER TUĞÇE AKYILDIZ - İÇDAŞ SPOR KULÜBÜ

Yariyil RS Bitez

02 – 07 Şubat haftasına 06 Şubat günü Bodrum’ u saran ve 30 – 40 knt lık şiddetli rüzgar damga vurdu. 470 (7 ekip) ve 420 (12 ekip) sınıflarında 5 yarış ile toplamda 38 sporcu tek parkurda yarıştı. Yarış sonuçları bir kötü puan atmalı belirlendi.

470 - GENEL
1.DENİZ ÇINAR - ATEŞ ÇINAR / GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
2.HALİL DEMİREL - FIRAT ŞAHİN / GÖKOVA YELKEN KULÜBÜ
3.TORA S. KUTOĞLU - KAAN TUNA / GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ

470 - GENÇLER
1.HALİL DEMİREL - FIRAT ŞAHİN / GÖKOVA YELKEN KULÜBÜ
2.TORA S. KUTOĞLU - KAAN TUNA / GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ
3.ENGİN ÖZDEN - YAŞAR DOĞA ARIBAŞ / İSTANBUL YELKEN KULÜBÜ

420 - GENEL
1.LEYLA ŞENOCAK - AYLİN TEZOL / ÇEŞME YELKEN KULÜBÜ
2.YÜCEHAN ASLAN - ALAATTİN KARTAL / GÖKOVA YELKEN KULÜBÜ
3.HALUK ÇALIN - ALP GÜÇER / GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ

420 - KIZLAR
1.LEYLA ŞENOCAK - AYLİN TEZOL / ÇEŞME YELKEN KULÜBÜ
2.DENİZ SALTIK - YAĞMUR CHELSEA FOSTER / GÖKOVA YELKEN KULÜBÜ
3.SEDEF ŞENER - EDA YILMABAŞAR / İSTANBUL YELKEN KULÜBÜ

420 - GENÇLER
1.LEYLA ŞENOCAK - AYLİN TEZOL / ÇEŞME YELKEN KULÜBÜ
2.YÜCEHAN ASLAN - ALATTİN KARTAL / GÖKOVA YELKEN KULÜBÜ
3.HALUK ÇALIN - ALP GÜÇER / GALATASARAY SK YELKEN ŞUBESİ

Yariyil odul 470 2016

Ödül alan, katılan ve emeği geçen herkesi kutlarız 😉

08/02/2016 – 11.10

Çınar Kardeşler Miami’ de Madalya Yarışı’ na kaldı

Miami 2016 logo

ISAF – SAILING WORLD CUP MIAMI (Dünya Yelken Kupası Miami) 23 – 30 Ocak 2016 tarihleri arasında 780 i aşkın yelkencinin katılımıyla olimpik on ve paralimpik iki sınıfta Miami / ABD’ nde yapıldı. SUNBRELLA sunumuyla ve BENETEAU, JEANNEAU ve LAGOON altın sponsorluğunda gerçekleşen haftaya zaman zaman rüzgarsızlık ve yağmur damgasını vurdu. Ülkemizi altı olimpik sınıfta 10 yelkenci temsil etti.

 

Cinars Miami 2016

Deniz Çınar – Ateş Çınar, 470 erkeklerde 9. sırada Madalya Yarışı’ na kaldı

Daha önce 2016 Rio kotalarını alan olimpik yelkencilerimiz;  Çınar Kardeşler (GS) 21 ekibin mücadele ettiği kupada 10. ve Nazlı Çağla Dönertaş (FB) Laser Radial sınıfında 81 sporcu arasında en iyi ikincilik sıralaması ile 16. oldu. Milli yelkenci Ecem Güzel (GS) de en iyi birincilik sıralamasıyla 81 Laser Radial arasında 46. durumda kupayı tamamladı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Henüz 2016 Rio Olimpiyatları kotası alınamayan sınıflarda; Finn sınıfında Alican Kaynar (FB) 46 sporcu arasında 17., 98 sporcunun mücadele ettiği Laser (STD) sınıfında Mustafa Çakır (Çeşme) en iyi ikincilik sıralamasıyla 54., Onur Bilgen (İYK) 78., 52 sporcu arasında RS:X Erkeklerde Onur Cavit Biriz (GS) 35., Pamir Saçkan (TBK) 39. ve 36 sporcu arasında RS:X Kadınlarda Dilara Uralp (Çeşmealtı) 29. oldu. Detaylı Sonuçlar

Bu kupada, 470 sınıfında Riccardo DE FELICE, Laser Standard sınıfında Kajetan GLINKIEWCZ, Laser Radial Bayanlar sınıfında Alexander Schlonski, RS:X sınıfında Diederik BAKKER ve FINN sınıfında Aimilios PAPATHANASIOU sporcularımızın antrenörlüklerini yaptı.

ISAF – Sailing World Cup 2015-2016 serisi aşağıdaki tarihlerde devam edecek:                        Hyères – Nisan 25-Mayıs 1, 2016
Weymouth & Portland – Haziran 6-12, 2016
Quindao – Eylül 12-18, 2016
Abu Dhabi Grand Final – Ekim 24-28, 2016

2016 Rio Olimpiyatları rotasında yelkencilerimize bol şans dileriz 😉

01/02/2016 – 09.55                          Foto: ©Jesus Renedo – ©Pedro Martinez